Tarih Dersi Nasıl Okutulmalı?

Ahmet ALTIN, Tarih Öğretmeni

Batman Beşiri doğumlu olup ilk,orta ve lise öğrenimini Batman’da tamamladı.
Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden yüksek derece ile mezun oldu.Yedi yıl çeşitli kurumlarda (Dershane, kolej) öğretmenlik mesleğini icra etmiştir. Şu an hal-i hazırda Ankara Özel Hamiyet Erkek Anadolu Lisesi’nde Tarih Öğretmenliği ve idarecilik görevini ifa etmektedir.İyi derece Osmanlıca bilmektedir.
En büyük sloganı:’’Herkes tarih okur-okuyabilir; ama herkes tarihçi olamaz’’. Tarihçi olabilmek için; sözel yeteneğe sahip, tarih, coğrafya, sosyoloji ve felsefeye ilgi duyan, geniş bir kültüre sahip, inceleme ve araştırma merakı olan, sabırlı, dikkatli ve devamlı okumaktan bıkmayan, bulgularını objektif olarak değerlendirebilen kimseler olmaları gerekir.

Peki iyi bir tarihçi nasıl olmalı:

1-Bölümü ile alakalı kaynak kitap okumak. (Prof.Dr.Osman turan,  Prof.Dr. Faruk Sümer  Prof.Dr.İbrahim Kafesoğlu, Prof. Dr. Mustafa Akdağ,  Prof. Dr .İbrahim Hakkı Uzunçarşılı, Prof. Dr. Altan Köymen, Prof. Dr. Erdoğan Merçil, Prof .Dr. Ahmet Akgündüz, Prof .Dr. Akdes Nimet Kurat,  Prof.Dr. Nesimi  Yazıcı, Prof. Dr. Halil İnalcık, İ  Prof .Dr. İlber Ortaylı,  Prof. Dr. Fuat Köprülü, Prof. Dr. Yusuf  Halaçoğlu, Prof. Dr. Metin Hülagü ,Prof. Dr. Enver  Ziya Karal vb…)

Not:Bölümü ile alakalı Kaynak kitap okumayan tarih bölümü öğrencisi kesinlikle tarihçi olamaz. Unutulmamalıdır ki tarihçinin laboratuarı arşivler ve kütüphanelerdir.

2-Olaylara farklı bakış açısı ile yaklaşma(objektif, olumlu, olumsuz, duygusal, yaratıcı, değerlendirici… Lateral Düşünme).

3-Belgelere hakimiyeti.

4-Analiz ve Sentez kabiliyeti.

5-Objektif olması(tarafsız ve nesnel).

6-Tarihi olayları yaşandığı günün şartlarına göre değerlendirmesi.

7-Olaylar arasında neden sonuç ilşkisi kurması.

8-Tarihçi, sadece tarih bilgisinden değil, tarihin yan bilim dallarından da beslenmelidir.

Okullarda tarih dersleri nasıl okutulmalı, veya tarih öğretiminin amacı ne olmalı?

El-Cevap:

Hızlı bir değişimin yaşandığı dünyada tarih öğretiminin amacı artık bireylere ezber ağırlıklı bilgiler yüklemek değildir. Zihinsel becerilerin ön plana çıkarması sağlanarak bireylerin bilgiye erişebilme ve öğrendiklerini etkili kullanma becerileri ile donatılmış,kendilerine ve çevrelerine karşı olumlu tutumlar geliştirmiş kişiler olarak yetiştirilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Tarih dersine öğrencilerin aktif katılımı sağlanmalı ve öğrencilerin tarihsel bilgiyi kullanması,analiz ve sentez yapabilmesi sağlanıp tarihsel empati yapmaya teşvik edilmeli… Tarih dersinde mutlaka harita kullanılacak ve konular coğrafya ve diğer yardımcı bilim dalları ile(Arkeoloji,Antropoloji,Etnografya,Sosyoloji vb.)ilişkilendirilecektir.Öğretmen konularını anlatırken tablo,kroki,tarihi resim ve levhalardan çokça yararlanacak ve çevrede bulunan(yerel tarih)müzelere varsa diğer tarihi yerlere  geziler düzenlenecektir. Tarih dersleri mutlaka tarihi okuma parçaları ile zenginleştirilecektir.Tüm tarih derslerinde ecdadımızın alem-i İslama,insanlığa ve uygarlığa hizmetleri;din,millet,vatan ve bayrak sevgisi öncelikli olarak anlatılmalı…

Colombiya Darülfününu Müderrislerinden John Dewey’in hayalindeki okul profiline bakmakta fayda var. Bu zat 1924 yazında, iki ay süre için Türkiye‘ye gelmiş ve Türk eğitim sistemi hakkında görüşlerini ortaya koymuştur.

John Dewey‘e göre okulun amacı öğrencileri sadece hayata hazırlamak olmamalı, onları bugün içinde yaşadığımız hayatla bütünleştirmek olmalıdır. Yaşamda, hangi meslekler varsa, hangi sorunlar bulunuyorsa, hepsi okullarda yer almalı ve öğrenci okuldaki dersler ve onların uygulamaları ile yaşamı geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmalıdır.

Bu yüzden okul hayatı aşamalı olarak gelişmeli, öncelikle çocuğun ev hayatından alışkın olduğu aktivitelerle başlamalıdır. Ayrıca çocuğu dışarıdan zorlamadan, kendi kendisini eğitmesine imkân tanıyacak bir eğitim modeli geliştirilmesini önermiş, çocuğun yetişmesinde dış etmenlerden çok, yaradılışına ve kişiliğine göre hareket edilmesi gereğini işaret etmiştir. Çocuk, bilgileri doldurma yolu ile değil, kendi öz deneyimleri ve gözlemleri ile kendi kendine oluşturmalı yani öğrenmelidir. Bu düşünce tam anlamı ile çocukların bilgiyi kendi kendine yapılandırmasını ifade etmektedir. Aslında Dewey öğrenen birey açısından radikal yapılandırmacılığı, toplum yaşamı açısından ise sosyal yapılandırmacılığı savunmuştur.  Dewey’e göre; eğitim sosyal bir süreç, okul ise deneysel öğrenme için en uygun çevre diğer bir deyişle demokratik özgür bir toplumdur. Dewey eğitimin öğrenciler ve öğretmenlerin araştırma özgürlüğünün olduğu demokratik bir ortamda daha etkili yapılacağını düşünmektedir.

Bu nedenle, Dewey‘in demokratik eğitim düşüncesinde, toplumun merkezinde okul, okulda verilen eğitimin merkezinde de öğrenci bulunmaktadır. Dewey bu düşüncesiyle, bireyden topluma demokrasinin benimsenmesini bunun bir sonucu olarak da, toplumsal bütünlük ve insanca yaşamanın sağlanmasını amaçlamıştır. O’na göre öğrenme ancak ve ancak “yaparak ve yaşayarak” öğrenilir. Öğrenci için faydalı olan, yaşamına olumlu etki yapan, onun hayat karşısında ayakta durabilmesini sağlayan da bu tür yaşantılardır.