Bombardıman Böceği

Komple bir mekanizma ve sistemleri ile bir yaratılış mucizesi olan Bombardıman böceği Evrimcilerin üzerinde yoğun çalıştıkları canlılardan birisi. Çünkü bu böceğin üzerindeki bomba sistemi ve mükemmel işleyen bir kimyasal silahta Kudret eli ap açık göründüğünden, evrimciler binbir dereden su getirip, olmadık tevil ve yorumlarla bu harika sistemi tesadüfe mal etmeye çalışırlar. “Zamanla evrimleşerek oluşmuş” derler.
bu sistemde kimya kanunları dikkatli bir şekilde kullanılıyor ve işletiliyor. Üstelik böceğin savunma silahının kusursuz bir şekilde çalışması için her türlü tedbir alınmış.

Evrimcilerin çabalarına baktığımızda bütün dertlerinin Allah’ın eseri ve fiili olduğu düşünceleri kafalardan silmek olduğunu görmek zor olamasa gerek.

Herkesi kendileri gibi, ya ahmak sanıyorlar; yada şeytani fikirlere sahip…
Bu çabaları görünce evrimci hareketin bilim adına ateizm ve dinsizlik faaliyeti olduğunu daha iyi farkediyor insan.

Şimdi gelelim bombardıman böceğinin özelliklerine:
Bombardıman böceğini diğer böceklerden ayıran ilginç özellikler dikkat çekiyor. Bu 1.5 cm’lik boyutlarında bir böcek. Hayvanın vücudunda oldukça karmaşık ve o kadar mükemmel çalışan bir “kimyasal silah” yer alıyor.

Böcekte arka kısmında ayrı ayrı yerde depolanan kimyasallar yüksek sıcaklıkta karıştırılıyor. Böcek tehdit altında olduğunu hissettiğinde, kaynar bir zehir şeklinde savunma anında “düşmana” püskürtülür.

Allah her bir varlığa değişik savunma sistemleri ile donatmış. Bu böcek ise gaz bombası sistemi ile kendisini korur. Zehirli ve sıcak gaz püskürterek düşmanı püskürtür.

Şimdiye kadar bilinen türlerden en az birinde, (Dean ve diğerlerinin 1990 yılında yayınladıkları makalede açıkladıkları üzere) akışkan jet halinde (ince, yüksek basınçlı akışkanlık durumu) çıkar. Diğerlerinde genellikle püskürtme şeklinde veya akıtma yolu ile olur.
Fışkırtma üst üste 29 defa vücut uzunluklarının 4 katı kadar mesafeye ulaşabilir.

Mekanizma şu şekilde çalışır: Salgı hücrelerinde hidrokinon denen kimyasalları ve hidrojen peroksit salgılanır. Her kimyasal madde için vücut içerisinde ayrı ayrı bölmeler vardır.

Başka türlerinde, başka kimyasal madde de kullanılır. Ama temel mekanizma aynıdır.

Depolarında yer alan bu kimyasal maddeler, böceğin arka kısmında daha kalın duvarlı ve geniş bir odacığa açılır. Bu iki bölme arası, kaslarla kontrol edilir. İşte bu odacık reaksiyonun vuku bulduğu “reaktör odasıdır. Daha güvenli ve sağlam inşa edilmiştir.

Bu odanın duvarları katalizörler ve peroksidazlar salgılayan hücrelerle çevrilidir. Depolardaki kimyasallar bu odacığa geçtiğinde, katalizörler ve peroksidazlar, hızlı bir şekilde hidrojen peroksitle etkileşir. Bu reaksiyonlar sonucu serbest oksijen ve odacık içerisinde kaynama noktasına eriştirecek kadar ısı açığa çıkar. Sıcak gaz oluşur.

Gaz basıncı ile hasıl olan itme kuvveti ile çıkışa hazırdır. Kasların kontrolü altında olan odacığın çıkış deliği açılır. Yüksek basınçla zehirli karışım dışarıya fırlar.

Bombardıman böceği silahını ateşlemeye karar verdiğinde, kaslar kasılır ve kimyasal patlama odacığına dolar. Dolunca kapak kapanır ve odalar birbirinden ayrılmış olur. Bu defa duvarlardan salgılanan özel bir katalizör madde ile birleşir. Zincirleme reaksiyon başlamış olur. Sıcaklık yaklaşık 100 santigrat dereceye ulaşır. Kanalın etrafında bulunan kaslar yardımı ile, bombardıman böceği kimyasalı düşmana hedefler. Kimyasal maddeyi yüksek bir basınçla düşmanının üzerine püskürtür.. Düşmanı adeta haşlayan bu sıcak kimyasal madde, alınan tedbirler sayesinde böceğe hiçbir zarar vermez. Kanalın olduğu bölge yanmaz bir madde ile izole edilmiş haldedir

Tüm bu mekanizmalar, ayrıntısıyla Anenshansley ve Eisner’in 1969 tarihli makalesinde, Anenanshley’in 83 tarihli makalesinde ve Eisner’in 89 tarihli makalesinde ayrıntısıyla anlatılır.
****
Ortada bomba uzmanlığını ve savunma sistemi ile ilgili harika tedbirleri görüyoruz. Savunma sanayinin ne kadar üstün bir teknoloji gerektirdiğini biliyoruz.

Evrimcilik aslında ateizmin ve dinsizliğin günümüzdeki bir versiyonudur diyebiliriz.. Bilimi kendisine maske olarak seçmiştir. Her mekanizma ve olaya güya bir bilimsel(!) isim bulma çabası içine girer. Böylece güya Allahın eseri ve fiili olmaktan çıkarmaya çalışır.

Örneğin “birikimli seçilim sayesinde, zaman içerisinde, yavaş yavaş, nesiller boyunca gelişip bugünkü ilginç halini alabilir.” diyor. 🙂

Utanmasalar ortada bir sistem yoktur. Bu mekanizma değildir” diyecekler.

Menteşenin bir ustası vardır ama şu menteşeden çok daha mükemmel deniz kabuklusunun açılıp kapanan kapağındaki menteşe sistemi varya bu tesadüf eseridir diyen sözüm ona bilim adamının sözü aklıma geliyor.

Yıllardır laboratuarda çalıştım. Kimyanın yüksek ve ileri konuları ile uğraştık. Reaksiyon adına yaptığımız şey belli ölçü ve dikkat ile karıştırmak, ısıtmak.. Atomlar kimyasal kanunlara göre birleşiyorlar, dönüşüyorlar, birleşiyorlar yada ayrışıyorlar. Kanunlar kendi başına iş yapamayacağına göre hem o kanunları koyan ve hem de işleten bir KUDRET eli var. O görünmez Kudret eli İlim terazisi ve ölçüleri ile maddeye hükmediyor.
Bu görünen makro alem, atom denilen görünmeyen miniklerin üzerine inşa oluyor. Ortada harika tasarımı ve inşayı hepimiz şahidiz. Gereksiz ve faydasız (hikmetsiz ve gayesiz) çirkin bir şey var mı?
Günümüz dinsizliğinin ve ateizminin maskeli şekli olan evrimcinin vazifesi bunları evrime vererek Yaratanından koparması ile çirkinleştiriyorlar. Varlığı , Sahibinden kaçıran “hırsız” konumuna düşüyorlar. Bu hareketi hem insanlığa ve hem de aynı zamanda varlığa bir hakaret olarak değerlendirmek gerek. Osman Çakmak

Not. Aşağıdaki linkteki videolardan böcekteki silah mekanizması izlenebilir..

https://kimyaca.com/kimyasal-silah-kullanan-bir-bocek-bomb…/