TESLA VE BEDİÜZZAMAN ESİR (ETER) MADDESİ

Yaşadığı 1856 ve 1943 yılları arasında yaptığı çalışmalarla günümüzde kullanılan birçok teknolojiye yol gösterdi. Hala günümüzün çok ilerisinde bir beyin olduğunu artık tüm dünyaca kabul görüyor.

Hepimizin aslında kablosuz elektrik iletimi üzerine çalışmalarıyla adını daha çok duyduğu dehanın, birçok temel fizik yasası ve astronomi ile ilgili çok önemli çalışmaları da bulunuyor.
Gün geçtikçe hayatına ve çalışmalarına dair bazı sır perdeleri kalkıyor. Onu ve düşüncelerini daha iyi anlamamızı sağlıyor . İşte bunlardan birisi de bulunduğu andan itibaren bilim dünyasını şoka uğratan “antigravite”, ve “eter” ile ilgili çalışmalarıdır.

Esir maddesi kavramına dair açıklamaları ile Tesla’nın düşünceleri dikkat çekiyor.
Teslanın gizlenen ve açıklanması istenmeyen buluşları olduğu iddia edilmektedir. Bunlardan birisi de Esir Maddesi.
Gelecekte bir çok garip keşiflerin Esir maddesi ve enerjisi ile ilgili olabilir mi?
Tesla’nın çalışmaları radyo, televizyon, AC elektrik, Tesla bobini, floresan aydınlatma, neon aydınlatma, radyo kontrol cihazları, robotik, X-ışınları, radar, mikro dalgalar gibi düzinelerce teknolojiye ilham olmuştu.

Gizli Eter Fiziği kitabının yazarı ve Tesla konusunda uzman bilim insanı William R. Lyne, Tesla’nın evinde bulunan el yazmalarında anti-gravite hakkında çok sayıda çalışmanın olduğunu iddia ediyor.

Çağdaşlarının da şimdikilerin de pek anlamadığı çağlar üstü başka bir insan da daha çok din adamı ve alim sıfatı ile tanıdığımız B. Said Nursi’dir.
Esir maddesini ayrıntıları ile gündeme getirenlerden birisi olmuştu.

“Fennen ve aklen, belki müşahedeten sabittir ki, ecrâm-ı ulviyenin (gök cisimlerinin) câzibe ve dâfia (çekme ve itme) gibi kanunlarının rabıtası ve ziya ve hararet ve elektrik gibi maddelerdeki kuvvetlerin nâşiri (neşreden) ve nâkili(nakleden) o fezayı dolduran bir madde mevcuttur.” (12. Lema) diyerek esir maddesine dikkat çekmişti.

Esir (eter), uzay boşluğunda kuvvetlerin aktarımını sağlayan bir ortam görevi gören ve antik dönemlerden bu yana insanların kafa yorduğu kavramdır.

Tesla’ya göre Einstein esir maddesini kabul etmeyerek hayatının en büyük hatasını yapmıştır.
Esirin yokluğuna delil gösterilen Michelson Morley deneyi 100 yıl sonra (1986) tekrarlanarak o tarihlerde deneyin yanlış yorumlandığı ve yanlış icra edildiğine dair kayıtlar bulunmaktadır.
Tesla’ya göre, çekim yasası, kuvvet alanları ve uzay eğriliği ESİR maddesi ile ilgili bazı konularda Einstein yanılıyor..

Tesla’nın açıklamalarına göre eter, olgular denilen evrensel yer çekimi, atalet, momentum ve gök cisimlerinin hareketinin yanı sıra tüm atomik ve moleküler maddelerde var olan kuvvetler için vazgeçilmez bir işleve sahiptir.

Tesla, “İnsanlığın Büyük Başarısı” başlıklı bir makalesinde Dinamik Gravite Teorisi hakkında şunları söylemiştir:
Aydınlık eter, tüm uzaydaki boş alanı dolduruyor. Eter, Yaratıcının gücü ile yaşamı etkiliyor (hayat kaynağı oluyor).
Işık hızına yakın bir hareketi ile sonsuz küçük kıvrımlar halinde etkili oluyor ve madde haline geliyor. Kuvvet kaybolduğunda ve hareket kesildiğinde, madde tekrar etere dönüyor. Maddenin asli yapısının “dalga-enerji” olduğunu unutmayalım.

Teslaya göre tüm alanı dolduran aydınlık eter, Yaratıcı Kudret tarafından yönlendiriliyor. Eter, ışık hızının yakınında “sonsuz küçük kıvrımlarla” maddeye dönüşebiliyor ve tekrar eski formuna geri dönebiliyor.
Yine Teslaya göre,
Esirin sırlarına vakıf olabilirsek maddeyi etere (bir tür ışın yapı) dönüştürmek mümkün hale gelir ve ışınlama gerçekleşebilir.
Maddi ve sürekli-bitmeyen (hatta sürekli çoğalan) enerji oluşturulabilir
Boyut değiştirme mümkün hale gelir.
İklimler kontrol altına alınabilir.
Evrenin uzak bölgelerine gitmek (tayyı mekan) için teknoloji geliştirebiliriz.
Dünya ve uzayda yerçekimi etkileri, atalet ve momentum oluşmalarını sağlayabilir.
Notlarında Esir konusunda detaylı çalıştığının altını çizen Tesla, gök cisimlerinin hareketinin esir ile ilgili olduğunu belirtir.

Şimdi gelelim Bediüzzaman’ın esir maddesine yüklediği fonksiyon ve özelliklere;….

Bediüzzaman’ın dikkat çektiği gibi esir maddesi“ ruha yakın” bir yapıda ve “vücudun en zayıf mertebesi” dir. Bu yüzden “esir”i anlaşılır kılmak kolay bir mesele değildir.

Evrenin sırlarını Kuranın ışığında keşfeden Bediüzzaman’ın ifadelerinden esir maddesinin “Nakillik ve infial hassasıyla ve vazifesiyle teçhiz” edildiği, ilahi arşlardan biri olduğunu anlamaktayız. Elbette ki esir ortamındaki faaliyetler, su ve toprak arşlarındakinden farklı olacaktır. Çünkü esir, Cenab-ı Hakkın “en nazenin bir hulle-i icraatı”dır. Bu yüzden, tartıya ve ölçüye girmeyenlerin, ruhani ve manevi varlıkların da yaşama ortamı ve faaliyet alanı olduğunu düşünebiliriz. Diğer taraftan, hava unsurunun manevi cephesi olan esir “bir hüve olarak alem-i misal ve alem-i manaya bir anahtar” olmaktadır. Bu sebeple “mevcudata nazaran akıcı bir su gibi, mevcudatın aralarına nüfuz etmiş bir madde” olarak esir, madde alemini mana alemlerine bağlayan, hem bu aleme hem de öbür alemlere benzeyen ikisinin arasında bir yapıya sahip olacaktır.