Değerleri ve Ahlakı Tabiattan Öğrenebilir miyiz?

İnsan güzel ahlakı tabiattan öğrenebilir.

Nasıl?

Rüzgarın esişinden, dünyanın dönüşüne,  kalbin atışından, tutun da   azalarımızın şekillerinden büyüklüklerine kadar her şey   ölçülü ve dengeli. Başıboş bir hareket yok. Karmaşa değil nizam hakim.

Tabiat temiz ve düzenli hali ile sana  sürekli temizlik ve düzen dersi veriyor.

 Yattığın, oturduğun, iş yaptığın yeri  temiz tutacaksın. Etrafı dağınık bırakamazsın.  Çevreni kirletemezsin diyor.

Tabiatta temizlik ve düzen kanunu vardır. Anayasaya uyduğun gibi tabiatın yasalarına da uyacaksın.  

 Ağaçlar bir anda büyümezler, yaprak ve çiçekler de  bir anda çıkmazlar.   “Tedric kanunu” hâkimdir, yani her şey birden bire değil safhalardan geçerek son şekline gelirler. 

Tedriç ve tekamül kanunu bize hangi dersi veriyor peki? 

 İşlerinde acele etmeyeceksin. Sebeplere tam riayet ettikten sonra neticeyi sabırla bekleyekceksin diyor. 

 Kâinattaki bu tekâmül yürüyüşü bize şu dersi veriyor:  Sen  yerinde sayıp durursan  dersine çalışmaya öğrenci durumuna düşersin. 

İnsan bu kâinatın meyvesi olduğuna göre, bu meyvenin kendi ağacına ters düşmemesi, ondan ayrı bir yol takip  etmemesi lazım.

Çekirdekler açılıp büyürken, fidanlar ağaç olmaya doğru yürürken, yumurtalar kuş olup uçmaya çabalarken sen yerinde sayamazsın.

 Ama  ölçüyü de kaçırıp ruhunun ve kalbinin  kaldıramayacağı yükleri de sırtına alamazsın.  Nasıl aşırı ses kulağa, aşırı ışık göze zarar veriyorsa, aşırı yemek   mideye   yük oluyor. Aynı şekilde ruhu da yanlış fikirler, yanlış muhabbetler,  kin, haset, düşmanlık, riya gibi  aşırılıklar yoruyor, yada yıpratıyor. Hasta hale getiriyor..

Duygularına sınır konulmaması gösteriyor ki, senin  asli görevin tabiattaki sınırlara bakarak  normal sınırlar içinde kalmayı öğrenmektir.

Fıtratı keşfetmek  sana doğru hayatı ve  hayatın gerçeklerini bulmada sana rehberlik edecektir. Hayvanlar  için öyle bir görev olmadığını anlıyoruz. Onlar programlanmış robota benziyorlar. İrade bahşedilen bizler  ise  tabiata bakarak fabrika ayarlarına dönebiliyoruz.  

Tabiatdaki kanun ve nizamlar, Kur’an   gibi trafik işaretleri görevi yapıyor.  Ahlaki değerlere ayna oluyorlar.

Tabiattan ders alarak, organlarımızı fabrika ayarlarında muhafaza edebiliriz.  

Modernlik kisvesi altında giren  kapitalist  yapı ise sana fıtrî olmayan gıdaları, fıtri olmayan zevkleri ve fıtri olmayan alışkanlıkları dayatmaya çalışıyor. Senin fabrika ayarlarınla oynuyor.   Mesela  haram yiyecek ve içeceklerden   sakınılmasını istemiyor, bilakis teşvik ediyor.  Nefsin arzuları, desinler veya demesinler tutkusunun önünü açıyor;  insanı  bilerek zarara sokuyor.

Evet Fıtrat, fıtrî ve lâyık olmayan şeyi reddeder, atar.”  O yüzden   tabiattan da Kuran’dan ders alamayan günümüzün moderen insanı   fabrika ayarlarını bozduğundan huzursuz. Doğal olmayan fikir ve  zevkler içinde   bunalmış vaziyette.

Prof. Dr. Osman Çakmak